Serebral Palsi Nedir?
Serebral palsi (SP), erken çocuklukta ortaya çıkan ve doğumdan önce, doğum sırasında ya da kısa süre sonra gelişen bir beyin hasarından kaynaklanan hareket bozuklukları grubudur. Kişinin kaslarını, duruşunu ve hareketini kontrol etme yeteneğini etkiler. Yaşam boyu süren bir durum olmakla birlikte ilerleyici değildir; yani beyindeki hasar zamanla kötüleşmez. Uygun ortez cihazları ve terapiyle her yaşta hareketlilik, konfor ve bağımsızlık desteklenebilir.
Kesin neden çoğu zaman belirlenemez. Bilinen risk faktörleri arasında erken doğum, düşük doğum ağırlığı, gebelikte enfeksiyonlar ve doğum sırasındaki komplikasyonlar yer alır.
Belirtiler ve Türleri
SP'nin belirtileri beyin hasarının şiddetine göre kişiden kişiye değişir. Sık görülen bulgular şunlardır:
- Spastisite: Kas tonusunda anormal artış; kaslar sert görünür ve kontrollü hareket zorlaşır. En sık rastlanan bulgudur.
- Felç (parezi/paralizi): Etkilenen bölgeye göre monopleji, hemipleji, dipleji veya kuadripleji olarak sınıflanır.
- Diskinezi: İstemsiz, kontrolsüz, dönen hareketler (atetoz ve distoni alt türleri).
- Ataksi: Denge ve koordinasyon güçlüğü, geniş tabanlı ve dengesiz yürüyüş.
- Hatalı duruş ve kontraktürler: Ekinus (ayak ucunda basma) deformitesi, skolyoz ve kalça çıkığı gibi sorunlar.
- Yürüyüş bozuklukları, ağrı ve öğrenme, görme, işitme gibi eşlik eden güçlükler.
En yaygın form spastik serebral palsidir. Diskinetik, ataksik ve karma formlar da görülebilir.
GMFCS: Hareket Kabiliyetinin Sınıflandırılması
Hekimler, motor beceri muayenesi ve günlük mobiliteye göre durumun şiddetini tanımlar. Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemi (GMFCS) bu amaçla yaygın kullanılır ve beş seviye içerir: Seviye I'de kişi sınırlama olmadan yürürken, Seviye V'te baş ve boyun duruşunu korumak dahi güç olabilir. Bu sınıflama, günlük yaşamda hangi hareketlerin mümkün olduğunu kaydetmeye yardımcı olur.
Ortez Cihazları ve Terapinin Rolü
Serebral palside amaç, eklem fonksiyonunu ve genel hareketliliği korumak ve desteklemektir. Ortez cihazları eklemleri uygun pozisyonda tutarak kas kısalmasını ve kontraktürleri önlemeye yardımcı olabilir. Örneğin alt ekstremite ortezleri (ayak bileği-ayak ortezi/AFO) yürüyüşü düzeltmeye destek olurken, daha karmaşık ihtiyaçlar için mikroişlemci kontrollü bacak ortezleri veya spastisiteyi hedefleyen nörostimülasyon/fonksiyonel elektriksel stimülasyon uygulamaları değerlendirilebilir.
Bu cihazlar tek başına değil, çok yönlü bir yaklaşımın parçası olarak kullanılır:
- Fizyoterapi: Hareket aralığını korur, motor becerileri geliştirir.
- Ergoterapi: Yeme, giyinme, yıkanma gibi günlük etkinlikleri ve ince motor becerileri destekler.
- İlaç ve gerektiğinde cerrahi: Spastisite ve ağrının yönetiminde, fayda-risk değerlendirmesiyle hekim kararına bağlıdır.
Ortez seçimi ve tüm uygulamalar, uzman hekimin muayenesi, reçetesi ve raporu doğrultusunda; ortotist, fizyoterapist ve ergoterapistlerin ekip halinde çalışmasıyla her bireye özel planlanır. Erken müdahale, hareketliliği ve bağımsızlığı korumada belirleyici olabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurmanız gerekir.



